Bizimle iletişime geçin

MEMLEKETİMİN İNSANI "MEHMET ÖZGÜR"

Memleket sevdalısı bir adamım, Korkuteli ve Antalya’yı çok seviyorum." "Yeni bir Korkuteli yaratalım, sanattan daha çok pay alan ve sanata daha çok pay ayıran bir Korkuteli" memleketimin insanı Mehmet Özgür ile en samimisinden röportaj.

21.07.2018 / 1035 Görüntüleme

MEMLEKETİMİN İNSANI "Mehmet ÖZGÜR"

"Memleket sevdalısı bir adamım, Korkuteli ve Antalya’yı çok seviyorum."  

"Yeni bir Korkuteli yaratalım, sanattan daha çok pay alan ve sanata daha çok pay ayıran bir Korkuteli" memleketimin insanı Mehmet Özgür ile en samimisinden röportaj. 

 Mehmet Özgür kimdir, bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz? 

Mehmet Özgür. 30.08.1970 Korkuteli doğumluyum. İlk orta ve lise öğrenimimi Korkuteli’nde tamamladım.1988 yılında adım attığım Antalya Şehir Tiyatroları'nda oyunculuk yapıyor, aynı zamanda genel sanat yönetmeni unvanı ile çalışıyorum. Meşhur aşçı Hasan usta ve Elmas Hanım’ın oğlu,  kendisi de bir oyuncu olan Safinaz Özgür’ü n eşi, Başar Arhan Özgür’ün babasıyım. Bunun yanısıra dizi ve sinema filmlerinde de oyuncu olarak görev alıyorum. 

Memleket sevdalısı bir adamım, Korkuteli ve Antalya’yı çok seviyorum. Her zaman her yerde elimden geldiği kadar memleket için bir şeyler yapmaya çalışıyorum. 

Tiyatroya duyduğunuz meslek aşkıyla işinize sımsıkı sarıldığınız ve hiç kopmadığınız aşina peki tiyatro ile ilk kez ne zaman tanıştınız? 

Çok küçük yaşlarda tiyatro ile tanıştım. Üstelik ne ailemde ne de büyüdüğüm yerde tiyatro sanatı ile ilgilenen hiç kimse yok iken. Fakat bana çocukluğumda ne olacaksın diye sorduklarında tiyatro oyuncusu olacağım diyordum. Bu hedefimden hiçbir zaman vazgeçmedim. Liseden sonra konservatuar sınavına girmeyi planlıyordum, bazı ekonomik sıkıntılardan dolayı konservatuar sınavına gidemedim. Babamın iş değişikliği sebebiyeti ile Korkuteli’nden Antalya’ya taşındığımızda orada bir yol bulmaya çalıştım. Önce Antalya halk evinde bir tiyatro çalışmasına katıldım ama maalesef uzun sürmedi. Radyoda bir ilan duydum,”Antalya Büyükşehir Belediyesi tiyatrolarına yetiştirilmek üzere oyuncular alınacak ”diyordu, ilan üzerine hemen ertesi gün Antalya Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu'na gittim,  provalara girmeye başladım. Ve bir süre sonra ilk profesyonel oyunum olan Kanlı Nigar oyununda oyunculuk yapmaya başladım. 

Ogün bugündür tiyatro yapıyorum. Başladığım gibi aynı tiyatroda devam ediyorum. Şu an ustalarımın devrettiği bayrağı daha ileriye taşımak adına bana verilen sanat yönetmenliği görevimi layıkıyla yapmaya çalışıyorum. 

 Bugüne kadar birçok tiyatro, sinema ve dizi filmlerinde yer aldınız. Aranan isim haline gelen  Mehmet Özgür’ün oyunculuk kariyeri nasıl başladı? 

Hidayet Sayın’ın yazdığı Köşe Kapmaca adlı bir oyunda Deli Veli rolünde oynuyordum. ETV’nin genel müdürü Mehmet Akarca bir gün gelip oyunumuzu izledi. O dönem televizyonlarda moda olan sabah programları vardı. ETV’de öyle bir program düşünüyormuş. Benim oynadığım Deli Veli karakterini bu programa eklemeyi teklif ettiler kabul ettim ve programa başladım, Deli Veli karakteri çok tutuldu. Çok fazla seyircisi oldu. İş belli bir süre sonra o karakterin şovuna dönüştü .Mehmet Bey daha sonra talk show yapalım dedi. O zamanlar tüm kanallarda talk Showlar yayınlanmaya başlamıştı. Biz de cumartesi akşamları talk show programı yapmaya başladık. Çok tutulan bir program oldu. Ciddi bir seyirci kitlesine ulaştı. Ayrıca kablolu yayın yapan bir televizyondu, yerel bir televizyon olmasına rağmen hem ulusal hem de uluslararası uyduyla izlenebilen yerlerden canlı telefon bağlantıları geliyordu. Bu yönetimi çok şaşırttı ve programa destek vermeye başladılar.2002 yılına kadar o program devam etti canlı yayındı ve tam 4 yıl devam etti. 

 Sonra bu programı izleyen bir yapımcı Kemal Sunal’ın vefatından sonra Kemal Sunal’ın tüm filmlerini o karakterimle çekmemi teklif etti. Yapımcı beni İstanbul’a çağırdı ve bana çok ciddi bir para teklif etti. Fakat ben bunu ahlaki bulmadım ve o parayı reddettim. Çok sevdiğim bir oyuncuydu Kemal Sunal. O'nun mirasına konmayı çok hakkaniyetli bulmadım ve ona şunu söyledim; "Kemal Sunal filmleri O'nunla güzel. O'nun dışında kim oynarsa oynasın hakkını veremeyecektir. Dolayısıyla ben buna inanmıyorum ve inanmadığım bir şeyi yapamam". 3-4 sene sonra o yapımcı beni tekrar aradı ve bir film çekeceğini ve benim ile çalışmak istediğini söyledi. Başrol için Cem Davran ve Mehmet Ali Erbil ile görüşülüyordu. Ama bazı anlaşmazlıklar olunca başrolü benim oynamamı istedi ve 2005 yılında ilk uzun metrajlı filmimi, "Sözün Bittiği Yer"i çektim. Arkasından diziler çorap söküğü gibi geldi. Tabi bu dönemden önce çok ilginç bir anım var. Bir gün tiyatronun kapısında beklerken bir arkadaş geldi, bir adres sordu tarif ettim, ayrılırken kast direktörüyüm, sizin de çok enteresan bir yüzünüz var bir fotoğrafınızı çekebilir miyim diye sordu peki dedim, fotoğraflarımı çekti ve gitti. Aradan bir ay geçti, telefonumu almıştı beni aradı. "Muğla’da bir türkü filmi çekeceğiz, bir rol var oynar mısın? Dedi, Kabul ettim.   Kanal 7'ye çekiliyordu türkü filmi. Orada küçük bir rolde oynadım. Filmin adı Ormancı idi. Kanal 7 ekranlarında halen ara ara çıkıyor. Sonrasında 8-10 tane türkü filminde oynadım. İşte serüven üç aşağı beş yukarı böyle başladı. 

Antalya Şehir Tiyatroları Sanat yönetmenisiniz aynı zamanda. Bu kadar yoğun çalışma içinde kendinize ve ailenize vakit ayırabiliyor musunuz? 

Genel sanat yönetmenliği, tiyatro da , diziler de , sinema da oyunculuk ve yapımcılık, bunların dışında, insanlara yardım etmeyi seven bir adam olarak, birçok insana da özellikle sektörel konularda vakit ayırmaya çalışıyorum, bu nedenlerden dolayı çok yoğun olarak çalışıyorum, özelliklede son 3-4 senedir. Bu yüzden aileme çok vakit ayıramıyorum maalesef. Bazı mesleklerin kaderi böyle sanırım mesleğin dinamikleri insanı farklı bir yere götürüyor. 

Eşim ve oğlum bu konuda bana oldukça destek veriyorlar. Ben hep söylerim başarılı bir erkeğin ardında anlayışlı ve fedakâr bir kadın vardır.  Buna ek olarak bir de babasından ayrı kalmak zorunda kalan bir çocuk da var ama başarılar böyle oluyor, kolay olmuyor. Bazı gizli acılarla mutluluklar elde ediliyor. Birlikte yaşayacağımız günler, daha fazla vakit ayıracağımız günler elbet olacaktır gelecekte ama ben bu gün bulduğum her vakitte eşim ve oğlum ile kaliteli zaman geçiriyorum. 

Korkuteli’nin henüz sanata açılan pek bir penceresi yok bu sebeple ilçemizde keşfedilmemiş birçok yetenek var, siz yetenekli ve şanslı olanlardansınız sizin gibi sanata değer veren birinin ilçemiz için bir planı var mı 

Maalesef memleketimin sanata açılmış bir penceresi henüz yok benim çocukluğumda en azından filmler izlediğimiz bir sinema salonumuz vardı. 

Geçmiş senelerde elimden geldiğince mücadele ettim oyunlar getirmek istedim. Oyunlarımız oynansın istedim. Tiyatro salonu yapalım dedim. Her seferinde yaptığım girişim maalesef hüsranla sonuçlandı. Her seferinde çok üzüldüm ama yine de pes etmedim, vazgeçmedim. Yine bugün elimden geldiğince Korkuteli için bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Yine deneyeceğim bu konuda  Belediye başkanı ile görüşüp tiyatro salonu yapılmasını, belediye tiyatrosu kurulmasını ya da en azından tiyatro festivali yapılmasını isteyeceğim, eğer başarılır ise  çocuklarımızın geleceği adına inanılmaz şanslar yaratacak bir insani yatırım yapılmış olur. 

Korkuteli çok fazla yetenek çıkartabilir, Korkuteli’nin havasından, suyundan, adabından, örfünden, âdetinden Türkiye genelinde sanatta sporda ve başka birçok alanda yetenek çıkartabilecek potansiyeli var. Sanatta, elimden geldiğince mücadele edeceğim, elimden gelebilecek her şeye hazırım. Şehrin yöneticilerinin de önayak olduğu her şeyde canla başla çalışırım. Yeter ki benden istesinler, elimden geleni yapacağımı bilmiş olsunlar ki ben her platformda Korkutelili olduğumu, gururla ifade ediyorum. 

Zaman bize ne gösterir bilmiyorum ama umut edelim ki yakın zamanda, bugüne kadar kaybettiğimiz birçok yetenek için üzüldüğümüz gibi, kazanacağımız birçok yeni yetenekler adına da sevinelim. 

 

 Korkuteli’nde bir tiyatro gösterisi yapmayı düşünseniz hangi oyununuzu oynamak istersiniz? 

Korkuteli’nde tiyatro yapmayı düşünüyorum ama sergileyebileceğimiz maalesef yeterli bir salon yok. Gündoğmuş , Gazipaşa, Elmalı, Manavgat ve Finike’de var. Fakat Korkuteli’nde bir tiyatro salonu yok. 

Peki, neden yok? 

 Korkuteli, Antalya’nın yazlık turizmindeki en yüksek rakamlara ulaşan ilçesi. Yazın her halde Korkuteli’nin nüfusu 40-50 bini buluyor. Buraya gelen insanlar neler yapıyor? Ne bir tiyatro salonu nede bir sinema var. 

Sadece parka gidip çekirdek çitleyip çay içebiliyorlar. Bunu üzülerek söylemeliyim ki, bu da ilçemiz yöneticilerinin bu potansiyelden faydalanamadığını gösteriyor. Yaz akşamları bu kadar insanı ağırlayan bir ilçe olarak bu insanları hangi sosyal aktivitelere yönlendirebiliriz ve ilçemiz yöneticileri bu konuda ne gibi sorumluluk alabilirler. 

Bu insanlara; açık hava sineması, açık hava tiyatrosu, yaz akşamlarında sırtını dağa yaslamış ve bütün Korkuteli ovasını görebilen bir açık hava tiyatrosu neden olmasın? Muhteşem yerler ve alanlar var. İlçemizin birçok yerine gittiğimde doğası ile beni büyülüyor. Korkuteli ilçesinin potansiyelinin yarısına sahip olmayan ilçelerde  tiyatrolar, sinemalar var, bu gerçekten çok üzücü. Gördüğüm zaman çok gıpta ediyorum, bence artık işin bu tarafına bakmaya başlamak zorundayız. 

 Bir şehrin alt yapısını yapabilirsiniz. O şehre kanalizasyon yapabilirsiniz, kaldırım, asfalt yapabilirsiniz. Şehrin bütün alt yapısını yapabilirsiniz ama insanın alt yapısına yatırım yapmıyorsanız o şehre yaptığınız yatırımlarla hiçten öteye gidemezsiniz.  Çünkü insanın alt yapısına yatırım yapmazsanız, şehre yaptığınız yatırımları kullanmayı ve sahip çıkmayı öğrenemezler. İşte onlara, bu ve buna benzer erdemleri, sanat öğretir, tiyatro öğretir, sinema öğretir, müzik öğretir, resim öğretir. Bence işin artık bu tarafına eğilmeliyiz ve umarım bu konuda geç kalmayız. 

 Eşiniz ve iki kız kardeşinizde sanatçı birlikte ortak projelerde de yer alıyorsunuz. Projelerde karşılıklı oynamak nasıl bir duygu? 

Ailecek bu işi yapıyoruz. Bence çok güzel bir duygu. Birçok insan aslında bunu tercih etmiyor. Ama bence insanın eşi ve kardeşleriyle aynı sahnede olması çok keyif verici hatta gelecekte oğlumla aynı sahnede olmak fikri bile heyecanlandırıyor beni. 

 

Sohbetimizin sonunda Korkuteli Burada Dergisi okuyucularına ve sizi sevenlere neler söylemek istersiniz? 

Korkuteli Burada Dergisi okuyucularına ve beni sevenlere Korkuteli'li hemşerilerime şunu söylemek istiyorum; 

"Korkuteli’ne memleketimize sahip çıkalım elele verelim yeni bir Korkuteli yaratalım, sanattan daha çok pay alan ve sanata daha çok pay ayıran bir Korkuteli yaratalım. Neden yeni yetenekler yetiştirmeyelim? Neden bir futbol okulumuz olmasın? İlçemiz de bu konuda destek alacağımız, kaleci Rüştü Reçber kardeşimiz var. Neden bir sanat okulumuz olmasın, sanatçılar yetiştirmeyelim, sinema salonumuz, bir tiyatro salonumuz neden olmasın? Korkuteli doğa olarak da dizi ve sinema filmi çekebilecek bir doğal platodur, Bunu neden değerlendirmeyelim?  

Zor değil bunlar aslında. Sadece ilçemizin yöneticilerinin bu işleri yapmaya karar vermeleri, bu işe kafa yormaları gerekiyor. Bu noktada ben de elimden geleni canla başla yapmaya hazırım. Yeter ki ilçemiz yöneticileri ellerini taşın altına koysunlar. Memleketim için elimden geleni yaparım. İlçemiz yöneticilerden yeter ki bir talep gelsin.  

Korkuteli’ni ve Korkuteli halkını çok seviyorum. Her zaman her şeyin en iyisine layık bundan sonra da en iyisini alacağını düşünüyorum. 

Allah cebinizden parayı gönlünüzden sevgiyi eksik etmesin  

Bir Korkuteli'li olarak doğdum ve bir Korkuteli'li olarak inşallah huzur içinde bu dünyadan göç ederim. Sevgi ve selamlarla. 

İÇERİĞİN DİĞER FOTOGRAFLARI